Biz bugün toplaştık. Ayva cipsinden girdik, GAPS, AİP, kemik suyu, dehidratör, gluten, transaksiyonel analiz, doğum hikayeleri, yurtdışında yaşamak, yoga, dermatitis herpetiformis, çölyak, Akdeniz anemisi, ikinci çocuk, tek çocuk hiç çocuk, okullar, tarifler, deneyimler, deneyimler… Vir vir vir konuştuk. Aynı dili konuştuk. Uzaylı yahut deli muamelesi görmeden, müstehzi gülüşlere maruz kalmadan anlattık ve dinledik. 7 kadın bir araya gelip, başka kadınları…
Ve sonra alkali kraliçe Pamuk Prenses’e demiş ki; “al bu yeşil iksiri iç annem sen!” Günaydın! Şimdi elimizdeki elmaları sakince yere bırakıp, 1 bardak yeşil içiyoruz. Yoklama listesi gezdireceğim bak! (Arkadaşının yerine imza atmak yok) Not: Dönüşlerden anladığım, biraz yanlış anlaşılma olmuş. Ben sebzelerin suyunu sıkıp, avokado ve biraz su ile mix and go’da bızzztlattım. Aman diyeyim. Bunların hepsiyle smoothie bayağı…
Gözdeee yine geldi buraya Hakkımızı arayıp sormaya Geride kalanları uyarmaya Beraber olup ALKALİK’i kurmaya Elini vicdanına koyup da söyle Bu hayat ne kadar sürecek böyle “Alkali!” deyip de geçme Bize güven de yanlışı seçme Kaç kere söyledik biz malki sana Bir türlü kulak asmadın lafımıza Hadi bırak onları gel yanımıza Gel gel gel ALKALİK’e gel Bilmiyorsan sana öğretirler Gel gel…
AOBA AR-GE departmanı araştırmaya-geliştirmeye doymuyor, durmuyor, durmuyordu. Eşeğin kulağına su kaçıracak yenilikler üzerinde gece gündüz çalışarak, kraker dünyasını yerinden oynatacak yeni çeşidimle karşınızdayım: Lahmacun Kraker! Her şey “sebzeli kraker yapsam ya ben” dememle başladı. Ancak gaza gelmeden önce dolapta ne var ne yok diye bir kontrol etsem iyiymiş. Tek bir kapya biber ve yeşillikler kafama yatmayınca biberli-baharatlı krakere kırdım rotayı.…
“Sen Sebze Ye Yeter”de bugünkü konuğumuz pırasalı ekmeğimsi. Sebze görünce ters istikamete koşan, ancak hamurişi dendiğinde akan sulara set çeken bir evladınız mı var? E buyurun madem: PIRASALI EKMEĞİMSİ, #yersen 3 sap pırasa (ince doğranmış) 3 yumurta 3 yemek kaşığı kefir peyniri/süzme yoğurt 3-4 kaşık karabuğday/nohut unu (veya başka bir un) Avuç içi kadar taze kaşar (rendelenmiş) Avuç içi kadar keçi…
Çorba dediğin önceki günün kalan yemeğinden yapılınca en şahane bir şeydir. Dünkü “Boşnak Usulü Isırgan Bir Şeysi”min yarısı kalmıştı. Öğlende sıcak suyla kısık ateşte onu açtım, üzerine bir çay kaşığı sade yağ, bol sumak, ve karabuğday filizlerimi ekledim. 1-2 dakika tuttum ocakta. Kaseye koyup, üzerine bir tutam nar, bir tutam daha karabuğday filizi serptim. Bir güzel oldu. Ben akıl ettim…
Bir çift yapraktık tarlada yumuşacık Kereviz sapı, pazı, salatalık ve elma Düşmüşüz yavaşça bir sakin bedenin İçindeymişik yeşilmişik şifaymışık Zencefil azıcık, mandalina yanında Sebze suyu dediğin dikilmez kafaya Damla damla sızarak bir sakin bedenin İçindeymişik yeşilmişik şifaymışık Not: Derya Köroğlu’nun affına sığınarak…
Sabah bulduğum bir demet ısırgan otuyla ne yapsam diye sormuştum, sağolun, bir dolu öneri geldi. Hatta börek yapmam için mahalle baskısına maruz kaldım diyebilirim. Neredeyse salon kadını çizgimden çıkıp ısırganlı bir Boşnak böreği (#yersen) patlatacaktım. Neyse ki o ara @nesimenur’un önerisiyle Karadeniz usulü ısırgan kuymağı gerilerden gelerek burun farkıyla kazandı. Tabi benim yaptığım biraz daha Güney Marmara usulü de olmuş olabilir.…
Kutlu balkabağı haftası bitti diye balkabaklı tariflerin sonu gelecek mi sandınız? Mimkin diil! Dün sabah, önceki gün fırında yumuşattığım balkabağını değerlendireyim diye bir harç yaptım. Kahvaltı için evin erkeklerini bekletemeyecektim. O yüzden harcın birazını numunelik pancake yaptım, Can’la kırıştık. Geri kalanını da muffin kalıplarına döküp, attım fırına. 160 derecede kürdan testini geçene kadar uzun uzun piştiler. Fakat bu şapşal kardeşiniz…

