Kendimi kandırıp, kışın gelişine sevinmek için küçük kirli oyunlarım var. Sonbaharla birlikte kabak tatlısı, kestane, sahlep, leblebili boza, sıcak şarap, zencefilli bisküvi bir çeşit “winter-fest” yaparlardı benim evde (tarçın seviyorsam demek).
Tabi zamanla bu arkadaşlar evrimin acımasız çarklarından geçerek nispeten sağlıklı alternatiflerle yer değiştirdiler. Geceden üzerine toz şeker serptiğim kabakların yerini son 3-5 senedir, pek de adıyla müsemma olmayan bir kabak tatlısı-tabi ki şekersiz-aldı mesela. Diğerleri için yapacak bir şey bulamayınca, tek avuntum olan zencefilli bisküviye ‘sen kaç, kendini kurtar’ diyemedim, yapıştım bacağına. Ve nam-ı diğer gingerbread cookie tarifimi dün akşam nispeten sağlıklı hale getirdim. Nispeten, çünkü rafine olmasa da içinde duttan ve meyve özünden gelen şeker mevcut. Öyle lüp lüp yuvarlamaya gelmez. Ha ama çayın kahvenin yanında iki kıtırdatınca da vicdan sızlatmaz (acaba nereden biliyordu).


ZENCEFİLLİ BİSKÜVİ
100 gr sade yağ (sıvı halde)
75 gr (1 su bardağı) dut kurusu
1 yumurta
3 yemek kaşığı keçiboynuzu özü/pekmez/bal/vs.
175 gr (1 dolu bardak) karabuğday unu
3 yemek kaşığı (aldığı kadar) hindistan cevizi unu (azar azar ekleyip, biraz bekleyip, kıvamını kontrol ederek)
1 çay kaşığı karbonat
1 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı (silme) zencefil
1 çay kaşığı pumpkin spice (şart değil)
Dut kurusunu rondoda çekip, yağ ile karıştırdım. Üzerine yumurta ve pekmezi ekleyip devam ettim. Baharatlarını, karbonatı ve karabuğday ununu katıp iyice karıştırdım. Ancak hala yapış yapış ve cıvıktı. Hindistan cevizi unu bu tip durumlarda biçilmiş kaftan. Sıvıyı sünger gibi çekiyor. O yüzden lönk diye 3 kaşık eklememeli. Sakin sakin…
Hamur toplanınca bir güzel yoğurdum ve buzdolabında belki yarım saat kadar dinlendirdim. Maksat sade yağ donsun ki kalıplarla keserken hamur cıvımasın.
Biz Can’la yaptığımız için hamurun yarısını alıp kalanını dolapta bekleterek bir tepsi yapıp, attık 170 dereceye ısıtılmış fırına. İkinci tepsiyi dolduramadan ilki pişmişti. Fırından fırına değişir ama özellikle ince açtıysanız gözünüzü ayırmayın üzerlerinden, bizim ilk postadakiler biraz kalıncanaydı, 12-15 dakikada pişti. İkinci tepsidekiler incecikti ve daha kıtır, daha da bir fevkaladenin fevkinde oldular.Not: Story’de yazdım, Can rahatsızlandığı için dün geceyi ayakta geçirdik ve artık gözlerim kapanıyor. Çok soran oldu (sevindim bak bu sefer😄) diye tarifi daha da geciktirmeyeyim dedim. Fakat “pumpkin spice ne ola ki?” diye soracaklara şimdiden müjde, yarın umarım ölçülerini yazdığım yeri bulup, size ileteceğim.Beni özleyin anacım, baaay!


Yorum Yapın