Kendimi kandırıp, kışın gelişine sevinmek için küçük kirli oyunlarım var. Sonbaharla birlikte kabak tatlısı, kestane, sahlep, leblebili boza, sıcak şarap, zencefilli bisküvi bir çeşit “winter-fest” yaparlardı benim evde (tarçın seviyorsam demek). Tabi zamanla bu arkadaşlar evrimin acımasız çarklarından geçerek nispeten sağlıklı alternatiflerle yer değiştirdiler. Geceden üzerine toz şeker serptiğim kabakların yerini son 3-5 senedir, pek de adıyla müsemma olmayan bir…
Instagram adetlerinden biridir “ya vallahi çok sordunuz, anlatayım bari”yle giriş yapmak. 2 gündür ‘yalandan nachos’ yiyorum, story’de paylaştığım kahvaltıların ve öğle yemeğimin eşlikçisiydi kendileri. Ya arkadaş 1 kişi de (bak 8700 küsür kişide 1 beşer yahu) çıkıp sormaz mı ne ola ki bu yalandan nachos diye! Sormadı. Şimdi ben gururlu bir nalet olsam, bu duruma içerleyip, “artık sorsanız da anlatmam”…
Can’la ilk 2 yılımız bir uykuyla sınanma haliydi. İlk 7 ay hiçbirimiz uyku nedir bilemedik! Örneklemek gerekirse, hem reflüsü, hem de gazı olan bir bebeği uyutmak > leblebi tozu yiyip, “Şemsi Paşa Pasajı’nda sesi büzüşesiceler” demek. Hala tasavvur edemeyenler için biraz daha açayım. Bebe dediğin süt içtikten sonra gazı çıksın diye sırtı sıvazlanan bir yaşam formu. Reflüsü olan bebenin ise…
AOBA AR-GE departmanı araştırmaya-geliştirmeye doymuyor, durmuyor, durmuyordu. Eşeğin kulağına su kaçıracak yenilikler üzerinde gece gündüz çalışarak, kraker dünyasını yerinden oynatacak yeni çeşidimle karşınızdayım: Lahmacun Kraker! Her şey “sebzeli kraker yapsam ya ben” dememle başladı. Ancak gaza gelmeden önce dolapta ne var ne yok diye bir kontrol etsem iyiymiş. Tek bir kapya biber ve yeşillikler kafama yatmayınca biberli-baharatlı krakere kırdım rotayı.…
“Sen Sebze Ye Yeter”de bugünkü konuğumuz pırasalı ekmeğimsi. Sebze görünce ters istikamete koşan, ancak hamurişi dendiğinde akan sulara set çeken bir evladınız mı var? E buyurun madem: PIRASALI EKMEĞİMSİ, #yersen 3 sap pırasa (ince doğranmış) 3 yumurta 3 yemek kaşığı kefir peyniri/süzme yoğurt 3-4 kaşık karabuğday/nohut unu (veya başka bir un) Avuç içi kadar taze kaşar (rendelenmiş) Avuç içi kadar keçi…
Çorba dediğin önceki günün kalan yemeğinden yapılınca en şahane bir şeydir. Dünkü “Boşnak Usulü Isırgan Bir Şeysi”min yarısı kalmıştı. Öğlende sıcak suyla kısık ateşte onu açtım, üzerine bir çay kaşığı sade yağ, bol sumak, ve karabuğday filizlerimi ekledim. 1-2 dakika tuttum ocakta. Kaseye koyup, üzerine bir tutam nar, bir tutam daha karabuğday filizi serptim. Bir güzel oldu. Ben akıl ettim…
Sabah bulduğum bir demet ısırgan otuyla ne yapsam diye sormuştum, sağolun, bir dolu öneri geldi. Hatta börek yapmam için mahalle baskısına maruz kaldım diyebilirim. Neredeyse salon kadını çizgimden çıkıp ısırganlı bir Boşnak böreği (#yersen) patlatacaktım. Neyse ki o ara @nesimenur’un önerisiyle Karadeniz usulü ısırgan kuymağı gerilerden gelerek burun farkıyla kazandı. Tabi benim yaptığım biraz daha Güney Marmara usulü de olmuş olabilir.…
Kutlu balkabağı haftası bitti diye balkabaklı tariflerin sonu gelecek mi sandınız? Mimkin diil! Dün sabah, önceki gün fırında yumuşattığım balkabağını değerlendireyim diye bir harç yaptım. Kahvaltı için evin erkeklerini bekletemeyecektim. O yüzden harcın birazını numunelik pancake yaptım, Can’la kırıştık. Geri kalanını da muffin kalıplarına döküp, attım fırına. 160 derecede kürdan testini geçene kadar uzun uzun piştiler. Fakat bu şapşal kardeşiniz…
Bu sabah kahvaltıda, kıyıda köşede unuttuğum malzemeleri değerlendirdim. Tam bir “ben yaptım, oldu” tarifi: UNUTULANLAR UNUTANLARI ASLA UNUTMAZLAR OMLETİ, #yersen 2 küçük kapya biber (ince dilimlenmiş) 2 yumurta 1 yemek kaşığı haşhaş ezmesi 1/2 yemek kaşığı karabuğday unu 2 parmak kaşar (rendelenmiş) 2-3 tutam karabuğday filizi (#filizlendirme) Biraz tuz 1-2 çay kaşığı sarımsaklı sade yağ (#sadeyağ) Biberleri kısık ateşte sade yağ…

