Tag: #çocuk

POFUDUK TAVA TOSTU

POFUDUK TAVA TOSTU

Yine bir anne tostu, yeni bir anne tostu🏼‍♀️ Temelinde tembellik yatan, içine sevgi katılan, 2 gündür iştahsız olan yavrunun dakikasında hüplettiği şipşak bir tost. POFUDUK TAVA TOSTU, #yersen 1 yumurta 2-3 yemek kaşığı rendelenmiş eriyen bir peynir (1 kaşık harcına, 2 kaşık ortasına) 1 tepeleme tatlı kaşığı kinoa unu (@pinoakinoa) 1/2 çay kaşığı karbonat+3 damla limon Tuz 1 çay kaşığı sade…

Glutensiz tost

Glutensiz tost

Glutensiz tost da pek ala güzel olabilir. Eve ekmek alınmıyor diye evladım tost yemesin miydi? Birkaç kez farklı versiyonlarını paylaştığım #AOBAtost’unu bu sabah yine başka malzemelerle denedim, siz de eksik kalmayın istedim. GLUTENSİZ TOST, #yersen 1 yumurta(çırpılmış) 2 parmak keçi peyniri (rendelenmiş)-benimki @madalikeciciftligi sade çerkes peyniri 1 yemek kaşığı karabuğday/kinoa/kuru fasulye unu-benimki @talyafoods’un filizlendirilmiş karabuğday unuydu. @pinoaturkiye kinoa unu, @naturelkapowders…

İKİ RENKLİ BANANA BREAD

İKİ RENKLİ BANANA BREAD

Huyum kurusun, yola çıkmaya 10-15 saat kalana kadar çanta toplayamam. Üzerimde baskı yaratan iş yapma zorunluluğunu baltalamak için binbir bahane uydurmada bir dünya markasıyım. Evel ezel böyleydim. Üniversitede de sınav öncesi mercimek köftesi yapmak, ya da ertesi günkü vizeye çalışmak üzere toplanılan evde illa ki kinge oturmak gibi rutinlerim vardı. Dün sabah kahvaltıya annemler gelecek diye @healthyfoodbreak’den zamanında kaydetmiş olduğum…

Gazoz Olma, Efsane Ol!

Gazoz Olma, Efsane Ol!

Tembel insan yaratıcı olur. (Bkz. Ben kendimden biliyorum) Bazen kombucha için kavanoz steril et-çay demle-soğut döngüsüne girişmeye öylesine üşeniyorum ki, sırf bu yüzden kombuchalarım fazladan birkaç gün daha (bkz. üşeniyorum o halde yarın) bekliyor. Haliyle tatları keskinleşiyor. E bu sirkeye çalan kombuchaları içsem bana, içmesem onlara yazık. Mutfakta Derya Baykal ekolünden olduğum artık malumunuz. Eşeğin kulağına su kaçıracak aksiyonlar bizim…

Olaaay Fındık Ezmesi

Olaaay Fındık Ezmesi

Tarif çok basit ancak bir o kadar da gizli, zira ben de bilmiyorum ne kadar ne kullandığımı. Aşırı göz kararı ölçülerle malzemeleri yazacağım ama kıvam konusunda garanti veremiyorum. Bir dahaki sefere ölçülü yapıp, buradakileri düzeltirim. OLAAAAY FINDIK EZMESİ, #yersen Fırınlanmış 1,5 bardak fındık Suda beklemiş 3 hurma 3-5 yemek kaşığı tahin 1-2 tatlı kaşığı ham kakao ve biraz tarçın Önce fındıkları blenderdan…

Tarçınlı Kıtır

Can: Anne sana köfteli makarna yaptım. Ben: Ooo eline sağlık, yiyeyim hemen. Can: Dur, sadece köftelerini ye! Ben: Neden oğlum? Can: Çünkü makarna sağlıksız Ben: Öyleyse neden sadece köfte yapmadın ki? Can: Bu restoranda böyle. #yersen Sevmediği yiyeceklere-evet, makarna sevmiyor-sağlıksız diyerek onları ötekileştiren bir evladım var. Bana da böylesi müstahak zaten. Genel kanının aksine, Can hiçbir zaman kereviz sapı kemiren…

Bebeğimin İlk Yılı

Bebeğimin İlk Yılı

Ruh hastası olduğum bazı konular var. Anı biriktirmek, yazmak, istatistik, simetri, kayıt tutmak bunların ağa babaları. Hal böyleyken, elime geçtiğinde ölümcül olabilecek şeylerin başında “bebeğimin ilk yılı” defteri geliyor. Bilenler bilir, bu defterler ilk çocukta, 1-2 icir bicir yazıldıktan sonra kenara atılan şeylerdir. Hormonları allak bullak, uykusuz, süt-çiş-kusmuk-salya deryasında balık olmuş bir Gözde’nin bu defterle neler yapabileceğini ne siz düşünün…

Ziyan Olmasın Kurabiyesi

Ziyan Olmasın Kurabiyesi

Benim yeme alışkanlığım “ziyan olmasın” temeli üzerine kurulmuş. Çünkü “kalan pirinç taneleri kadar çocuğun olur,” ve “tabağında kalanlar arkandan ağlar” (bir gün de diyemedim ki, amaan ağlar ağlar, susar). Bir de “bunu bulamayan çocuklar var”dı. Sihirli bir değneği olsa, her Miss Turkey finalistinin alacağı ilk aksiyon, Afrika’daki açlığı bitirmek olacakken, tabağımda yemek bırakmak benim ne haddimeydi! Kazara yere düşen ekmek…

Köprüden Önce Son Çıkış

Köprüden Önce Son Çıkış

Cem’le “dolce vita” günlerimizdeydik. Tüm pazar gününü aynı kanepede kahvaltı edip, gazete okuyup, kahve içip, film seyredip, döne döne pinekleyerek geçirebildiğimiz günler… Beraberken o kadar mutluyduk ki, kafamızı bozabilen tek şey, sabahın 6’sında Osmanlı akıncılarını aratacak gümbürtüyle tepemizde koşmak suretiyle bizi uyandıran Kaan’dı. Biz de çocuk olmuştuk, bizim de anamız babamız vardı. Höt dediklerinde otururduk. Çocuktu, yapacaktı elbet. Ama bu…